Çalışma İzni

Türk Vatandaşıyla Evli Yabancının Çalışma İzni:
Üç Yıl Kuralı

Türk vatandaşıyla evlenen yabancıların en sık kurduğu cümle şudur: "Artık çalışma iznine gerek yok." Mevzuat böyle demiyor. Evlilik, çalışma izni zorunluluğunu ortadan kaldırmaz — ama belirli bir eşikten sonra başvurunun değerlendirilme biçimini gerçekten kolaylaştırır. Bu yazıda o eşiğin ne olduğunu, kolaylığın tam olarak neyi kapsadığını ve neleri kapsamadığını resmî kaynaklara dayanarak anlatıyoruz.

Özet

Türk vatandaşıyla evlilik, yabancının çalışma izni alma zorunluluğunu kaldırmaz. En az üç yıl süreyle Türkiye'de evlilik birliği içinde yaşayan yabancı adına yapılan başvuruda ise istihdam (beş Türk çalışan), mali yeterlilik ve ücret ölçütleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın yayımladığı güncel değerlendirme kriterleri uyarınca aranmaz; izin ise Uygulama Yönetmeliği'nin 36'ncı maddesi uyarınca iş sözleşmesi süresini aşmamak üzere üç yıla kadar düzenlenebilir. Başvuruyu yine işveren yapar.

Evlilik, Çalışma İzni Zorunluluğunu Kaldırmaz

Danışma masamıza gelen en yaygın yanılgılardan biri şu: “Türk vatandaşıyla evlendim, artık istediğim yerde çalışabilirim.” Mevzuat bunu söylemiyor. Türkiye’de çalışacak her yabancı için çalışma izni — ya da kendi kategorisindeki muafiyet belgesi — gerekir; evlilik bu zorunluluğun dışına çıkaran bir kapı açmaz.

Evliliğin sağladığı şey daha dar ama pratikte çok değerli bir şeydir: belirli bir süre şartı sağlandığında, başvurunun değerlendirilme biçimi değişir. Yani “izin gerekmez” değil, “iznin önündeki işveren engelleri kalkar”. Bu ikisi arasındaki fark, kâğıt üzerinde küçük görünür; sonuçta ise bir başvurunun yapılabilir olup olmamasını belirler.

Buradaki dil karışıklığına da dikkat etmek gerekir. Türk göç mevzuatında “muafiyet” kelimesi iki ayrı şeyi anlatır: (1) çalışma izni almaktan muafiyet — belirli gruplara tanınan, ayrı belgesi ve ayrı başvurusu olan bir kategoridir (ayrıntısı için: Çalışma İzni Muafiyeti: Kapsam ve Başvuru Süreci); (2) değerlendirme ölçütlerinden muafiyet — izin yine alınır, ama başvuru değerlendirilirken bazı şartlar aranmaz. Türk vatandaşıyla evli yabancının yararlandığı, ikincisidir.

İkamet İzni Çalışma Hakkı Vermez

Türk vatandaşıyla evlenen yabancının elindeki ilk belge çoğunlukla aile ikamet iznidir. Bu belge Türkiye’de yasal olarak kalma, girip çıkma ve aile birliğini sürdürme hakkı verir. Vermediği şey ise çalışma hakkıdır. Aile ikamet izninin kapsamı, süresi ve yenileme ritmi ayrı bir konudur; onu Türk Vatandaşıyla Evli Yabancının Oturma İzni yazısında ayrıntılı anlattık.

İlişkinin ters yönü ise çoğu kişinin bilmediği bir kolaylık taşır: çalışma izni, ikamet izni yerine geçer. Göç İdaresi Başkanlığı bunu açıkça belirtir: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca düzenlenen çalışma izni veya çalışma izni muafiyeti, geçerli olduğu sürece ikamet izni yerine geçer (kaynak: Göç İdaresi Başkanlığı — Çalışma İzni). Yani ikamet izni çalışma hakkı doğurmaz, ama çalışma izni kalma hakkı doğurur. İlişki tek yönlüdür.

İki belgenin taşıdığı hakları yan yana koymak, karışıklığı çoğu zaman tek bakışta çözer:

Ne sağlar?Aile ikamet izniÇalışma izni
Türkiye’de yasal olarak kalmaEvetEvet (geçerli olduğu sürece ikamet izni yerine geçer)
Bir işverene bağlı çalışmaHayırEvet
Başvuruyu kim yapar?Yabancı / sponsor tarafıKural olarak işveren
Hangi kurum karar verir?Göç İdaresi BaşkanlığıÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı

Tablodaki son satır çoğu zaman gözden kaçar: bu iki belge farklı bakanlıkların işidir. Aynı ailenin aynı dosyası, iki ayrı kurumun iki ayrı takvimiyle ilerler. Bir tarafta atılan adımın diğer tarafta ne anlama geldiği kendiliğinden bilinmez — bu yüzden süreç, tek bir başvuru gibi değil, birbirini etkileyen iki başvuru gibi planlanmalıdır.

Bu tek yönlülük, evli çiftlerin en çok tökezlediği noktadır. Hangi belgeyle devam edileceği — aile ikametini sürdürmek mi, çalışma iznine geçmek mi — yalnızca bir tercih değil, yenileme takvimini, statü sürekliliğini ve ileride açılacak kapıları etkileyen bir karardır. Yanlış sıra, olumlu sonuçlanabilecek bir süreci gereksiz yere geciktirebilir.

Üç Yıl Kuralı: Kolaylık Ne Zaman Başlar?

Mevzuattaki kolaylık nikâh gününde başlamaz. Eşik üç yıldır. Üçüncü yılın iki ayrı sonucu vardır — ve bu ikisi iki ayrı kaynaktan gelir. Sık sık tek bir hüküm sanıldığı için, ayrımı baştan koymak gerekir.

Süre tarafı — Yönetmelik. Uluslararası İşgücü Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 36’ncı maddesi (“Türk vatandaşı ile evli olan yabancılar”; Resmî Gazete, 2 Şubat 2022 — Sayı: 31738) yalnızca izin süresini düzenler: bir Türk vatandaşı ile en az üç yıl süreyle Türkiye’de evlilik birliği içinde yaşayan yabancı adına yapılan başvuru bakımından çalışma izinleri, iş veya hizmet sözleşmesinin süresini aşmamak üzere üç yıla kadar düzenlenebilir. İlk çalışma izinlerinde daha kısa sürelerle karşılaşmak olağandır; bu kategoride üst sınır üç yıla çıkar. Uzun süreli izin, hem yenileme yükünü hem de statü kesintisi riskini azaltır.

Ölçüt tarafı — Bakanlığın kriter belgesi. Asıl kapıyı açan muafiyet ise bu maddede yazmaz. Aynı üç yıllık şartı sağlayan yabancıların değerlendirme ölçütlerinden muaf tutulması, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yayımladığı Çalışma İzni Değerlendirme Kriterleri belgesinden gelir. Bu belge Yönetmeliğin 22’nci maddesi kapsamında oluşturulur ve altı aylık dönemler hâlinde güncellenir. Aradaki fark teknik bir ayrıntı değildir: muafiyetin dayanağı, Resmî Gazete’de yayımlanan sabit bir madde değil, Bakanlığın periyodik olarak yenilediği idari bir metindir — bu yüzden başvuru öncesi güncel metinden teyit şarttır. Bir sonraki bölümün konusu tam olarak bu muafiyettir.

Bir ayrıntı önemli: sayım “evli olma” üzerinden değil, Türkiye’de evlilik birliği içinde yaşama üzerinden yapılır. Nikâh tarihi tek başına yeterli bir gösterge değildir. Bu durumun nasıl ortaya konacağı vakadan vakaya değişir ve kamu kurumlarından alınan kayıtlarla belgelendirilir — hangi kaydın hangi dosyada anlamlı olduğu, dosyaya özel bir değerlendirmedir.

Muafiyet Tam Olarak Neyi Kaldırır?

Standart bir çalışma izni başvurusunda ağırlığın büyük kısmı yabancının değil, işverenin omuzlarındadır (bu ölçütlerin genel çerçevesi: Yabancı Personel Çalıştırma Şartları: İşveren Rehberi). Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yayımladığı değerlendirme ölçütleri üç ana başlıkta toplanır:

  • İstihdam ölçütü: İzin talep edilen her bir yabancı için işyerinde en az beş Türk vatandaşının istihdamı esastır. Pratikte “kota” diye anılan engel budur.
  • Mali yeterlilik ölçütü: İşyerinin ödenmiş sermaye, net satış hasılatı veya ihracat tutarı eşiklerinden birini karşılaması beklenir.
  • Ücret ölçütü: Yabancıya ödenecek ücretin, pozisyonun niteliğine göre asgari ücretin belirli katları düzeyinde olması aranır — hangi pozisyona hangi katın uygulandığı ÇSGB’nin güncel değerlendirme kriterlerinde yayımlanır ve dönemsel olarak değişir.

Üç yıllık evlilik birliği şartını sağlayan yabancı adına yapılan başvuruda, Bakanlığın güncel kriter belgesi uyarınca bu üç ölçüt de aranmaz. Sonucu somutlaştıralım: beş Türk çalışanı bulunmayan küçük bir işletme, mali eşikleri karşılamayan yeni kurulmuş bir şirket ya da ücreti asgari ücretin katlarına ulaşmayan bir pozisyon — normal şartlarda başvurunun önünde duran bu engellerin hiçbiri bu kategoride devreye girmez. Türk vatandaşıyla evli yabancıya “iş bulmak kolaylaştı” dedirten şey tam olarak budur: aday, işverenin sırtına ölçüt yükü bindirmez.

Aynı muafiyet listesinde başka kategoriler de yer alır — anne, baba veya çocuğu Türk vatandaşı olan yabancılar; uzun dönem ikamet izni verilmiş olanlar; en az sekiz yıl kanuni çalışma izniyle Türkiye’de bulunmuş olanlar; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları gibi. Güncel ve tam liste için birincil kaynak: ÇSGB — Çalışma İzni Değerlendirme Kriterleri. Bu ölçütler ve muafiyet listesi zaman zaman güncellenir; başvuru öncesi resmî kaynaktan teyit edilmelidir.

Muafiyetin Kaldırmadıkları

Kolaylığın sınırlarını bilmek, kolaylığın kendisini bilmek kadar önemlidir. Üç yıllık şartı sağlamak aşağıdakileri değiştirmez:

  • Başvuruyu yine işveren yapar. Yurt içinden yapılan başvurular işveren tarafından e-İzin sistemi üzerinden Bakanlığa iletilir; yabancı kendi adına başvurmaz. Kendi adına başvuru yalnız bağımsız çalışma izni gibi ayrı kategorilerde söz konusudur (Çalışma İzni Türleri).
  • Yurt içi başvurunun ikamet şartı durur. Türkiye içinden başvuru yapılabilmesi için yabancı adına en az altı ay süreyle düzenlenmiş ve başvuru tarihi itibarıyla geçerliliği devam eden bir ikamet izni bulunması gerekir — Genel Müdürlükçe belirlenen sınırlı gruplar için bu şart aranmayabilir; hangi grubun kapsamda olduğu, altı aylık dönemlerde yayımlanan güncel resmî duyurudan teyit edilir.
  • Harç ve değerli kâğıt bedeli ödenir. Ölçüt muafiyeti mali bir muafiyet değildir; resmî harçlar herkes için aynıdır (Çalışma İzni Ücreti 2026).
  • Sonuç Bakanlığın takdirindedir. Usulüne uygun olarak tamamlanan başvuruların değerlendirilmesi otuz gün içinde tamamlanır; muafiyet kapsamında olmak başvurunun olumlu sonuçlanacağı anlamına gelmez.
  • Muafiyet kapsamında olmak da ispat ister. Bu kategoride olduğunuz, kamu kurumlarından alınan kayıtlarla ortaya konur — beyan yeterli değildir.
  • İşverenin sosyal güvenlik yükümlülükleri aynen sürer. Ölçüt muafiyeti, izin verildikten sonraki bildirim ve prim yükümlülüklerine dokunmaz (Yabancı Çalışan SGK Yükümlülükleri).

Sürecin genel işleyişi ve adımları için: Yabancı Çalışma İzni Başvurusu: Süreç ve Bilinmesi Gerekenler. Yanlış kategoride açılan bir başvuru, doğru kategoride sonuçlanabilecek bir dosyayı aylarca geciktirebilir; kategori seçimi sürecin en başında verilen ve en pahalıya mal olan karardır.

Üç Yıl Dolmadan Önce Durum Ne?

Bu, evli çiftlerin en çok şaşırdığı aşamadır. Evliliğin ilk üç yılında standart kurallar geçerlidir: işveren ölçütleri aranır, ücret oranı beklenir, kota esası uygulanır. Yani evlilik henüz devrede değildir; yabancı, mevzuat açısından diğer adaylarla aynı çerçevede değerlendirilir.

Bu dönemde önünüzde birden fazla yol olabilir: aile ikamet iznini kesintisiz sürdürüp çalışmayı üçüncü yıla bırakmak; ölçütleri zaten karşılayan bir işverenle standart yoldan başvurmak; ya da kişinin mesleğine, niteliğine veya iş kurma planına göre bambaşka bir izin kategorisinden ilerlemek. Hangisinin uygun olduğu; eşin mesleği, işverenin yapısı, ikamet geçmişi ve ailenin orta vadeli planı birlikte değerlendirilmeden söylenemez.

Bu aşamada gelen ikinci soru şudur: “Çalışma izni alırsam aile ikamet iznim ne olur?” Çalışma izni geçerli olduğu sürece ikamet izni yerine geçtiğinden, iki belgeyi paralel taşımak çoğu durumda gerekli değildir. Ama bu, aile ikametinin kendiliğinden “iyi bir şey” olarak geride bırakılacağı anlamına gelmez: iki belgenin süre saatleri farklı işler, iş sözleşmesi sona erdiğinde çalışma izninin akıbeti ayrı bir konudur ve ileride açılacak kapılar (uzun dönem ikamet, süresiz çalışma izni) hangi statüde geçirilen sürenin sayıldığına bakar. Yani soru “hangisi daha kolay?” değil, “hangi statüde geçen süre bana ne kazandırıyor?” olmalıdır.

Bu ara dönemde en sık görülen hata, “nasılsa üç yıl dolacak” düşüncesiyle statüyü ihmal etmektir. İkamet izninde oluşan bir kesinti veya kayıt dışı çalışma, üçüncü yıl geldiğinde yararlanılacak kolaylığı da tartışmalı hâle getirebilir. Mevzuat sık değişir ve süre hesapları geriye dönük olarak kontrol edilir — bu yüzden bekleme dönemi, boş geçirilecek değil düzenli tutulacak bir dönemdir.

Üç Yıldan Sonrası: İki Ayrı Takvim

Üçüncü yıl dolduğunda iki farklı kapı aynı anda görünür hâle gelir ve bu ikisi sürekli birbirine karıştırılır. Aynı sayıyı — üç yılı — paylaşırlar ama hukuki sonuçları tamamen ayrıdır:

ÖlçütÇalışma izni tarafıVatandaşlık tarafı
Üç yılın anlamıDeğerlendirme ölçütlerinden muafiyet + üç yıla kadar izin süresiBaşvuru için aranan temel süre şartı
Karar merciiÇalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıİçişleri Bakanlığı / ilgili birimler
SonuçÇalışma hakkı (ikamet izni yerine de geçer)Türk vatandaşlığı
Biri diğerini doğurur mu?Hayır — iki süreç paralel yürür, biri diğerinin yerine geçmez

Vatandaşlık tarafındaki üç yıl şartı, müşterek hayat ve bütünlüklü değerlendirme ile birlikte işler; o süreci ayrıntılı anlattığımız yazı: Evlilikle Türk Vatandaşlığı: 3 Yılın Ardındaki Ciddi Süreç.

Çalışma izni tarafında ise uzun vadeli hedef genellikle süresiz çalışma iznidir. Yönetmeliğe göre süresiz çalışma iznine, Türkiye’de uzun dönem ikamet izni veya en az sekiz yıl kanuni çalışma izni bulunan yabancılar başvurabilir; belge belirli aralıklarla yenilenir ve koşulları taşımak otomatik olarak izin verileceği anlamına gelmez. Uzun dönem ikametin kendi şartları için: Uzun Dönem İkamet İzni Şartları.

Özetle: evlilik bir kısayol değil, üçüncü yıldan itibaren devreye giren bir kolaylıktır — ve bu kolaylık, doğru zamanda doğru kategoriden başvurulduğunda işe yarar. 2003’ten bu yana yürüttüğümüz aile ve çalışma izni dosyalarında en sık gördüğümüz kayıp, hakkın olmaması değil; hakkın hangi kapıda ve hangi tarihte doğduğunun bilinmemesidir. Sürecin bütününü görmek isterseniz: Türkiye’de Çalışma İzni: Kapsamlı Başvuru ve Süreç Rehberi. Dosyanızdaki takvimi birlikte çıkarmak için: Çalışma İzni Danışmanlığı.