Bir şirkete ortak (sermayedar) olmak, tek başına Türkiye'de çalışma hakkı vermez. Şirkette fiilen çalışacak (yönetici/müdür) yabancı kural olarak çalışma izni almalıdır. Limited şirket müdürü olan ortak çalışma izni alır; anonim şirket yönetim kurulu üyesi olan ortak ise yalnızca Türkiye'de ikamet etmiyorsa muaftır (muafiyet için de Bakanlıktan belge alınır). Ayrıca pay oranı, istihdam ve şirketin mali kapasitesi gibi kriterler aranır; güncel eşikler başvuru öncesi teyit edilmelidir.
Ortaklık, Çalışma Hakkı Değildir
Yabancılar arasında en yaygın yanılgılardan biri şudur: “Şirkete ortak oldum, artık burada çalışabilirim.” Oysa Türkiye’de ortak (sermayedar) olmak ile fiilen çalışmak hukuken iki ayrı şeydir. Bir şirkete sermaye koyup hissedar olmak, kişiye otomatik olarak o şirkette çalışma hakkı vermez.
Belirleyici soru şudur: Yabancı şirkette fiilen çalışacak mı? Yani yönetici/müdür sıfatıyla iş görecek, işyeri adına işlem yapacak, ücret alacak mı? Eğer yanıt evet ise, kural olarak çalışma izni gerekir. Sadece sermayedar olarak ortaklıkta kalan, yönetici sıfatı taşımayan kişi ise farklı değerlendirilir. Bu ayrım, sürecin tamamını belirleyen ilk düğmedir.
Ltd. Müdürü mü, A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi mi?
Şirketin türü ve yabancının o şirketteki sıfatı, çalışma izni gerekip gerekmediğini doğrudan değiştirir. İki temel durum şöyle özetlenebilir:
| Sıfat | Çalışma izni |
|---|---|
| Yönetici sıfatı olmayan salt sermayedar ortak | Kural olarak gerekmez (muafiyet kapsamında değerlendirilir) |
| Limited şirket müdürü olan ortak | Kural olarak gerekir |
| Anonim şirket yönetim kurulu üyesi ortak (Türkiye’de ikamet etmiyorsa) | Muaf tutulabilir (muafiyet belgesiyle) |
Görüldüğü gibi, aynı yatırımcı limited şirkette müdür olduğunda çalışma izni almak zorundayken, anonim şirkette ikamet etmeyen yönetim kurulu üyesi olduğunda muafiyetten yararlanabilir. Bu yüzden “hangi şirket türünü kuracağım ve nasıl bir sıfatla yer alacağım” kararı, izin yükünü baştan belirler. Çalışma izninin türleri ve genel çerçevesi için: Çalışma İzni Türleri.
Muafiyet de İşlem İster
Önemli bir yanlış anlama: “Muafiyet” kelimesi, “hiçbir şey yapmama” anlamına gelmez. Muafiyet kapsamındaki bir yabancının bile, bu durumunu belgelemek için Bakanlıktan çalışma izni muafiyet belgesi alması beklenir. Yani muafiyet, başvurusuz bir hak değil; ayrı bir işlem türüdür.
Bu nedenle “ben muafım” diye süreci atlamak, ileride işyeri ruhsatı, sigorta veya denetim aşamasında sorun çıkarabilir. Muafiyetin doğru biçimde belgelenmesi, en az çalışma izni başvurusu kadar önemlidir.
Pay, İstihdam ve Mali Kapasite Kriterleri
Şirket ortağı yabancının çalışma izninde, izin yalnızca kişiye değil, şirketin durumuna da bağlıdır. Değerlendirmede tipik olarak şu başlıklar aranır (güncel eşikler kriter belgesiyle değişebildiğinden, başvuru öncesi teyit gerekir):
- Ortaklık payı: Yabancı ortağın belirli bir pay oranına ve asgari bir pay tutarına sahip olması beklenir.
- İstihdam şartı: İşyerinde belirli sayıda Türk vatandaşı istihdamı aranır; şirket ortağına özel olarak bu şart, verilen bir yıllık iznin son altı ayı için aranır (geçiş süresi tanınır).
- Şirketin mali kapasitesi: Ödenmiş sermaye, brüt satış veya ihracat gibi ölçütlerden en az birini sağlama.
- Ücret düzeyi: Yabancıya ödenecek ücretin görev ve pozisyonla bağdaşır düzeyde olması.
Bu kriterlerin sayısal değerleri idari nitelikte olup zaman zaman güncellenir. Bu yüzden bir blog yazısındaki rakama değil, başvuru anındaki güncel resmi kritere göre hareket etmek gerekir — eskimiş bir rakama göre kurulan plan, başvuruda sürpriz redde yol açabilir.
Başvuruyu Kim Yapar?
Çalışma izninde —oturma veya vatandaşlık başvurusundan farklı olarak— başvuran taraf hukuken işverendir, yani şirkettir. Başvuru, şirket adına yetkili kullanıcı üzerinden Bakanlığın çevrimiçi sistemiyle yapılır; eksiksiz başvuru genellikle belirli bir süre içinde sonuçlanır. Sürecin işveren tarafındaki bu yapı, şirket ortağı yabancı için “kendi başvurumu kendim yaparım” yaklaşımını değil, işveren-şirket koordinasyonunu gerektirir. Sürecin genel akışı için: Çalışma İzni Başvurusu.
Çalışma İzni ≠ Sigortalılık
Son bir kritik ayrım: çalışma izni ile sigortalılık aynı şey değildir. Örneğin limited şirket müdürleri, çalışma izni durumundan bağımsız olarak sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında sigortalı sayılabilir. Yani “muafiyetim var” demek, “sigorta yükümlülüğüm yok” anlamına gelmez. İzin tarafı ile sigorta tarafının ayrı ayrı doğru kurgulanması gerekir.
Görüldüğü gibi şirket ortağı çalışma izni, tek bir kuralla değil; şirket türü, ortaklık sıfatı, pay yapısı, istihdam ve sigorta gibi birbirine bağlı kararlarla şekillenir. Bu kararları sürecin başında doğru kurmak — limited mi anonim mi, izin mi muafiyet mi — sonradan düzeltmesi zor hatalardan korur. Şirket ve izin tarafını birlikte planlamak ve evrak-süreç koordinasyonunu üstlenmek bizim işimizdir. Detaylar: Çalışma İzni Danışmanlığı.